GARİPLİKLER, TUHAFLIKLAR, KİTAPLAR…
Eminim sizin de dikkatinizi çekmiştir: İnstagramdaki fotoğraflara baktığınızda -tüh tüh tüh, nazar değmesin!- herkes mutlu. Yaz gezmelerinden, birlikte yenilen akşam […]
Eminim sizin de dikkatinizi çekmiştir: İnstagramdaki fotoğraflara baktığınızda -tüh tüh tüh, nazar değmesin!- herkes mutlu. Yaz gezmelerinden, birlikte yenilen akşam […]
Şu arı kovanına çomağı bir daha sokalım. Varsın bizi kötü bilsinler. Entelektüel mekânlarda çokbilmiş tavırlarla “Efendim, bizde eleştiri yok, keşke
Evet evet, hastalık bu. Belki yatarak tedavi görmesi gereken bir hastalık. Çok derin bir ezikliğin, itilip kakılmışlığın, görmezden gelinmişliğin, yoksanmış
Edebiyat, yazıp çizmek böyle bir şey, kimsenin umurunda değil, ya da pek az kişinin… Sözgelimi, bugün hiç gazete çıkmasa, kitap
Aydoğan Yavaşlı, imgelem’daki (7 Temmuz) “Hazır Bayramlık Ağzımı Açmışken “ yazısında, geçmişte düzeltmen olarak çalıştığı yayınevine, kitap basımı için gelen
Bazı insanlar neden sevmez yağmuru? Niçin korkarlar gök gürültüsünden? Niye kaçarlar damlalardan? Çocukluğumuzdan beri bize hep masallar anlatıldı. Canavarlar hep
Bizde eskiden bu kadar değildi. Bugünse çocuk edebiyatı türünde yazıp çizenlerin sayısı diğer türlerde eser verenlerden çok çok fazla. Özellikle
Bundan 20-21 yıl kadar önce bir yayınevi-matbaada aşağı yukarı iki yıla yakın çalıştım. Dizgi de yaptım, sayfa düzeni de, harman
Boyna onu düşünürdüm” diye devam eder Külebi. Şu sıra içimden sürekli bu iki dizeyi mırıldanıp duruyorum. Sanki ben yazmışım gibi.