Utkular ve Tutkular
Tutkuyla sevmek! Neyi ya da neleri tutkuyla sevmek? Tanrı’yı… Vatanı… Ana-babayı… Karşı cinsi… Evladı tutkuyla sevmek… Kulağa ne kadar da […]
Tutkuyla sevmek! Neyi ya da neleri tutkuyla sevmek? Tanrı’yı… Vatanı… Ana-babayı… Karşı cinsi… Evladı tutkuyla sevmek… Kulağa ne kadar da […]
Sombahar’ın sayısı gittikçe azalan okurları az sonra değineceğim “sorun”lar için “Yine aynı mesele!” deyip bıkkınlık lafları edeceklerdir ama gelin görün
Bana ve benim gibilere böyle bir kader mi yazılmış, diyeceğim; diyemiyorum. Ama uhrevi söylemden kurtararak söyleyecek olursam, evet, derim. Ben
Yayın yaşamını İzmir’de sürdüren İz Gazetesi, bünyesinde Biz Yayıncılık’ı da barındıran birimiyle birkaç güzel kitabın yayımını sağladı. Bunu yaparken bir
imgelem’ın sadık okurları gerisini getirmiştir bile: “Öğrenemedin gitti.” Öyledir: Birçok aşk, ya da dostluk gerisini getiremeyenler yüzünden biter gider. Hele
Dönemeç’in Kemeraltı’ndaki bürosuna uğradığına hiç tanık olmadım. 2. Beyler sokağındaki Bodrum Meyhanesi’ne de… Oysa Bodrum Meyhanesi’ne İzmir’de yaşayan hemen bütün
Cihan Demirci, ömrünü mizah sanatına harcamış usta bir çizer olmanın yanı sıra dilimizi doğru kullanan, sokak diline yüz vermeyen ender
Herkesin malumu ama laf lafı açmışken hadi bir daha dokundurayım, dedim. Efendim, konu şu: Yazıp çizmek pek tabii bireysel bir
90’lı yılların ortalarında bir süre Yeni Asır gazetesinde yazılarım çıktı. Yazılarım genellikle kent, kent kültürü ve edebiyat üzerineydi. O zaman