“’Sermayenin akıl hocası kadın beynidir.”’ diye düşünelim bir an ve bir yolculuğa çıkalım. Sermaye neyi düşünür? Hangi metayı üretirsem bana kar getirir? HANGİ AĞACI DİKERSEM GÖLGESİNDEN PARA KAZANABİLİRİM? Tüketiciyi hangi argümanı kullanırsam daha çok sömürebilirim? Dinle mi, futbolla mı , müzik ile mi ? Şu 3 F unutulmamalı. 3F NEDİR? Portekizli diktatör Salazar’a ülkeyi 41 […]
Kitaplığımda ayırarak kenarda beklettiğim kitaplar var; Yaşar Aksoy’un, Tuğrul Keskin’ in, Ünal Ersözlü’ nün kitapları. Bir de bunlar içinde Aydın Şimşek’ in kitapları var… Her seferinde niyetlenirim; bir şeyler yazayım diye, olmaz çoğu kez kendimi o yetkinlikte bulmam, bir ikinci neden de hani Aydın Şimşek’ in “Yaratıcı Yazarlık ve Deneysel Düşünme”[2] kitabında dediği, o ilk […]
Irgatlık yapan körpecik çocukların; orakçı, çapacı kadınların; boynu bükük yoksulların; yorgun gurbetçilerin; yersizlerin, yurtsuzların, umarsızların yaşamından bize umut dolu dizeler devşiren… Şiirlerinde “sevginin haritası”nı çizip “türkülerin gizi”yle yaşayan… “Aç, çıplak geçirdim çoğu kez / Çocukluğumun karlı kış günlerini” derken bile sevgiyle ışıyan, katılıkları sevginin ateşiyle eriten… Ekmeğini cömertçe paylaşan, emeği ve toprağı kutsayan… Barınaksız yaşlılara, […]
Bildiğim kadarıyla bir Özdemir İnce değindi Taylan Kara’nın kitabına, bir de Soner Yalçın. Gerisi sus pus. Kitabının adı Edebiyatla Ahmaklaştırma, Felsefeyle Çökertme. Kitabı elime alıp okumadım, hakkında az çok bildiklerim var. Ortak dostlarımızdan biliyorum: Taylan Kara bir süredir bu konularla haşır neşir. Edebiyatın edep kısmını onarmaya çalışıyor. Çünkü politik arenadaki karmaşa gibi edebiyat dünyası da […]
Aydoğan Yavaşlı, 4 Nisan 2021 tarihli imgelem’ deki yazısında aşkı, sevgiyi ne güzel anlatıyordu. Yazı, Demirel’ in hayatında hiç aşk mektubu almadığından hareketle ülkeyi yönetenlerin durumuna bir gönderme ile başlıyordu. Sevgisiz, nobran, öteki olanı dikkate almayan tavır ve üsluplara tanık oldukça yazıda sözü edilen sevgi yoksunluğunun nerelere kadar uzandığını göstermesi bakımından bir hayli ilginç. Tabii […]
BENGÜSU ATAOĞLU Ben bu dünyada yalnız 16 yıldır varlığımı sürdürüyorum ve dürüst olmak gerekirse aşktan, sevdadan yana da bir tecrübem olmadı. Bakmayın siz şu anda aşk üzerine konuştuğuma. Çok bildiğimden değil, bilmek istediğimdendir belki de. Bu yüzdendir ki bildiğim şeylerden çok bilmediklerimden söz ederim, yaşam ve ölüm gibi. Bu tecrübesiz halimle imgelem’daki yazılarını uzun zamandır […]
(1 Mart 1996) Ödül kurumu üstüne çok şey yazıldı çizildi ülkemizde… Ödülleri yazarlar ve sanatçılar için özendirici bulanlar da var; sözgelimi Ahmet Telli gibi, “sistemin ökselerinden biri” sayanlar da… Sartre’ın Nobel Ödülü’nü reddetmesi ünlüdür. Yıllardır cezaevinde yatan Sosyolog Dr. İsmail Beşikçi de İHD’nin ve kimi Avrupa ülkelerinin kendisine vermek istediği ödülleri kabul etmemişti. Bu konudaki […]
Umarım ömrüm boyunca aşka hiçbir zaman inanmadığımı söylersem bu yazımı okuyan kimse kızmaz bana. Ya da yalnızca itiraz etmekle kalır, hatta itirazını yazıp imgelem’ya gönderir. Fakat çok rica edeceğim, kimse bana “Tabii inanmazsınız, hayatınız boyunca yüreğiniz bir kez olsun tatmamıştır o duyguyu!” demesin, mahcup olur. Vakti zamanında Süleyman Demirel, gazetecinin birine, “Ben hiç aşk mektubu […]
Çok değil bundan beş on yıl önce olmalı edebiyatın değişmez tartışma konuları vardı: Edebiyat yıllıkları, antolojiler, edebiyat ödülleri gibi. Şimdi kurumlar, yayınevleri ve kişiler artık yıllık ve antoloji yayımlamıyor, dolayısıyla bu mecrada yer almayanların ‘ senin adın var benimki neden yok?’ tarzındaki tartışması kendiliğinden kalkmış oldu. Tartışma kalktı ama esasında bu antolojilerin ve yıllıkların edebiyatı kamusal alanda tanıtma […]
Ölümünden kısa süre önceydi… Florance Nightingale’den yeni taburcu edilmişti ve son yürek vurgununu da savuşturmuş olmanın sevincini yaşıyordu. Vakıf’tan arayıp geçmiş olsun dileklerimi ilettim. “Ben çok iyiyim” dedikten sonra hemen yeni tasarısını anlatmaya başladı: “Şimdi önemli bir tasarımı gerçekleştirmek için kolları sıvadım. Gece gündüz deliler gibi çalışıyorum. Bugünlerde, eskisinden daha sıkı çalışma isteği var içimde. […]
Şu geçen günlerde zoom üzerinden bazı okulların öğrencileriyle kitaplarım üzerine söyleştik. Bana sorarsanız yüz yüze olmanın tadını vermiyor. Halen çalışıyor olsaydım meslek yaşamımın 46. yılını sürüyor olacaktım ama kitaplar sayesinde emekli olduktan sonra da okullardan ve çocuklardan hiç kopmadım. Onlarla yüz yüze konuşmanın, bazen yanıtlaması zor sorularını almanın tadı başka. Çocuklar, yaptığımız söyleşilerin hemen birçoğunda […]
Neşeyi Gediz’in sularından aldım
Hüznü eski sevdalardan
Bırak miladı, yeni başlangıçları falan
Gençliğim, sen lazımsın bana