Ben Sait… Bazen görüp görebileceğiniz en gerçek insan, bazense hayallerle yaşayan bir çocuğum. Ben Faik. Yaşama sığdıramadığım dünyamı kâğıtlarıma sığdırırım. Gözyaşımı, gülüşümü, umudumu… Hepsini bir siyah kalem ucunda taşırım. İstiklal ‘de gezinirim mesela. Bazen sarhoşumdur. Paltoma sarılırım. Yakalarına yün diktirmek isterim paltomun. İsterim sadece. Sinemaya giderim, hafiye oluveririm. Meyhaneye giderim, sarhoş oluveririm. Limana giderim, bahriyeli […]
2015 yılının sıcak bir Ağustosunda Tarık Dursun K.’ yı sonsuzluğa uğurlamıştık. Aklımda onun “Gavur İzmir Güzel İzmir” kitabındaki ilk giriş vardı. (…Biri dönüp soracak bana, yazıyorsun, yazıyorsun senin bu İzmir sevgin bitmeyecek mi?” diye. Gerçekten her kitabında, yazdığı senaryolarda, İstanbul’ dayken bile yaptığı işlerde bu sevginin ayak izleri hep vardı. Dikkatli bakanlar bunu rahatlıkla görebilir. […]
Yazıevi Günlüğü (Aralık 2010) AH O GÜZEL İNSANLAR! 3 Aralık 2010 / Cuma “Behice Boran 100 Yaşında…” Türkiye İşçi Partisi’nin son Genel Başkanı Behice Boran için bu başlık altında yurdun çeşitli yerlerinde bir dizi etkinlik düzenleniyor. Bugün ODTÜ’deki etkinliğe gittik Özen’le. Kültür ve Kongre Merkezi’nde, çoğu TİP kökenli eski arkadaşlarla karşılaştık. 90 yaşındaki Prof. İlhan […]
Hani derler ya, “Tanrının bildiğini kuldan niye saklayalım?”. Benimki de o hesap olacak: Dönemeç’in yayın yaşamına üçüncü başladığı 1986 ve onu izleyen yıllarda İzmir’de metrekareye üç şair düşüyordu. Tabii zaman içinde bunların bazıları elendi; kimi yoruldu, kimi şiir yazmakla bir yere varılamayacağını gördü, kimi aşklardan uzaklaştı, kimi şu, kimi bu… Yani, “rüzgâr gibi geçti”ler. Onlar […]
Kitaplardan film, dizi olan hikâyeler, romanlar… Dizilerden filme dönüşenler, filmden kitap olanlar. Diziden yola çıkılarak yapılan kitaplar. Dizi bitince, ‘Aslında ben sonunu başka türlü bitirecektim. İşte kitabını yazdım’ diyen senaristler… Bu liste uzar gider. Ben artık takip edemiyorum. Filmlerin ve dizilerin içinde bir anlık gösterilen kitap ve dergiler hooooopppp ertesi gün kitapçılara sorulmaya başlanıyor. Yaprak […]
Maviydin sen ey çocuk! Okyanustun, buluttun. Bereketli yağmurdun. Titrerken küçük ellerin, Masum bir uykuydun. Sonra sen kızardın. Büyüdün, sevdin Aşkla dolup taştın. Olgun bir elma gibi, Taptaze bir baştın. Zaman geçti çocuk, sen grileştin. Keskin çizgiler çizildi pembe yüzüne. Kurutuldu şelale saçların. Üstüne yürüdü duvarlar, aynalar. Şimdiyse sen beyazsın çocuk! Damarlarında hayat akmıyor. Yatmışsın tahta […]
Yazdan artakalanlar Kışlacık ve Yaylak köyü rotasında. Modern akışkan dünyada, çağdaş şehirlerde yaşarken içimizden atamadığımız belirsizliklerden ve güvensizliklerden sıyrılmaya gidiyoruz. Bugünkü rotamızda dağ meyvelerinden oluşan bir şölen olacak. Böğürtlen, kuşburnu, karamık… “Her şey, her şey güzeldi, gözyaşı, dünya, zaman/Böğürtlen topladığım ıssız, tozlu köy yolu/Güzel günlerim vardı yağmurlarla ıslanan…” (Turgut Uyar) İçimizdeki kaçma arzusu, patikaların ve […]
1978, Yenimahalle’de bir okulda öğretmenlik yaptığım yıllardı. Okul beşinci Cadde’ de idi. O yıllarda Yenimahalle iki katlı bahçeli evlerin olduğu şirin bir semtti. Başkentin birçok semti gibi o da 1940’ların ulus devlet yaratma heyecanı ile planlaması yapılmış semtlerden biriydi. Henüz siteler, gökdelenler, plazalar yoktu, bu yüzden semtte herkesin kolay eriştiği pastaneler, sinema, park, fırın, eczane, […]
Girişimcilik Her yıl mart ayının ilk haftasında kutalanan Girişimcilk Haftası, girişimciliğin önemi hakkında vatandaşları bilgilendirme amacı taşımaktadır. Hafta boyunca, girişimciliğin ne olduğu, çağdaş ve başarılı bir girişimcinin nasıl olması gerektiği konuları işlenmektedir. Haftada, “Gelişimin temeli girişimdir.” sözü vurgulanarak girişimciliğin önemi vurgulanmaya çalışılmaktadır. Girişimci, yeni iş kuran kişiye denilir. Girişimin süreklilik özelliği taşıması, başarı şansını artırmaktadır. […]
Herkesin nasıl değişik bir “Temel” tanımı varsa benim de kendi “Fadime”lerim var! Sokaktaki sıradan insana, “Fadime kimdir?” diye soracak olsanız, alacağınız en kestirme yanıt, büyük olasılıkla “Temel’in karısı” olacaktır. Sokağın algısında “Fadime” imgesinin karşılığı budur. Sanal ortamda dolaşan “Ofli Hoca” fıkraları gibi, “Fadime” esprileri de çoktandır “belden aşağı” kaba bir cinselliğin iç gıcıklayıcı öyküleri olarak […]
Konuşmacı olduğum İzmir Kitap Fuarlarının birinde sıra bana gelince lafa “Ben kitap fuarlarına karşıyım,” deyip arkasını getirdim. Hatta Eiffel Kulesinin yapımına ömrü boyunca karşı olan bir üstadın her şey bitip yerli yerine oturduktan sonra kulenin bilmem kaçıncı katındaki restorandan hiç çıkmadığını filan da anlattım. (“N’apayım,” demiş üstat, “Paris’te kulenin görülmediği tek yer burası!”) Benimki de […]
bir yabancı var bazen koşulsuz acıyorum her kelimesi kimin hakkında? kimin aklında? dünyanın döndüğünü hissedebiliyorum, belki çekiyorsun çekiniyorsun çünkü nem yok yani bir yabancıdan eser yok kurak ve sıcak dondurulmuşum boğulup çözünmek istiyorum neyse dünya dönüyor savrulurum çekimin sayesinde, üzerimde yarattığın denizlere düşerim boğulur emin olurum bembeyaz bir adam mı görüyorum yanında? buzulmuş tamam ben […]