Yazmak üretmektir. Türü ne olursa olsun yazın dünyasında yer edinmek önemlidir. Kişisel bir tatmin aracı demek doğru değildir ama bireyin üretkenliğinin meyvesidir. Elbette herkes yazar olmak zorunda değildir. İyi yazar olmak kadar iyi okur olmak da önemlidir. Çünkü iyi yazarları besleyen en önemli kaynak iyi okurlardır. Yazma serüveni için ilk ve vazgeçilmez şart okumaktır. Kimilerine […]
Faruk Duman’ın Yazmalı Defter’ini sosyal medyadaki felsefe tartışmalarında adını daha çok duymaya başladığım Sadık Usta’nın tavsiyesi üzerine aldım. Tabii tavsiye bizzat bana değil, ortayaydı. Okursanız yararlanırsınız, ben hep altlarını çizerek okudum, mealinde bir şeyler yazmıştı. Bu, benim Faruk Duman’dan okuduğum ikinci kitap oldu. Tom Sawyer’in Kitap Okuduğu Kulübe’yi (yky) de severek okuduğumu, belki de bundan […]
Ömrümüzden bir kış daha geçip gidiyor. Kaç kış geçirdiğimi düşünürken gökyüzünde akıp giden bulutları seyreder gibiyim. Geçen zamandan bize arta kalan anıları ağırlarken mahir olmalı insan. Yoldayım; uzaklara gitmenin hayali bugünümü şekillendirirken anılarla heybemi dolduruyorum. Gün aydınlandığında Yol Arkadaşım Dağcılık Kulübü ile Kızılcahamam Emeklidede zirvesini yapmak üzere yola koyuluyoruz. Işık Dağı 2030 metrelik rakımıyla Ankara’nın […]
Herkesin malumu ama laf lafı açmışken hadi bir daha dokundurayım, dedim. Efendim, konu şu: Yazıp çizmek pek tabii bireysel bir etkinliktir. Yani yazar ya da şair, yazarken tek başınadır. Düşünür, taşınır, ne yapar eder, sonunda ortaya bir metin çıkarır. Biz de okuruz, beğenir ya da beğenmeyiz, daha daha okumama gibi bir özgürlüğümüz de var. Yani […]
90’lı yılların ortalarında bir süre Yeni Asır gazetesinde yazılarım çıktı. Yazılarım genellikle kent, kent kültürü ve edebiyat üzerineydi. O zaman değinmiştim: Çok eskiden beri Milli Kütüphane Caddesi olarak andığımız caddenin adını Nadir Nadi Caddesi olarak değiştirmek hiç akıllıca değil, demiştim. Yarın belediyeyi farklı bir siyasal anlayış yönettiğinde mutlaka değiştirecektir; çünkü bizim gibi doğulu ülkelerde rövanş […]
Üzerinden kaç yıl geçti, hatırlamıyorum, zaten belleğimi de böyle entipüften şeyler için zorlamak da istemiyorum. Neyse… Sıcak bir yaz günü telefonum çaldı. Arayan, Karabağlar Belediyesi’nden bir sekreter kızdı. Efendim, dedi, size mizah ödülü vereceğiz, o yüzden filan gün saat filanda burada bulunmanızı… Biri benimle makara yapmak istiyor ama kim, diye düşündüm, bulamadım. imgelem’ın da yazarı […]
İzmir Kitap Fuarında, Kırmızı Kedi Yayınlarının standındaydım. Önüm sıra yüzlerce, belki de binlerce okur (ya da bakar) gelip geçiyordu. Standın diğer yüzünde o vardı. Sağında Feyza Hepçilingirler… Feyza Hanım yerini terk edince oraya geçtim. Önündeki kitaplara baktım. Renkli, büyük boy çocuk kitaplarıydı. Birkaçını alıp sayfalarını karıştırdım. Özene bezene hazırlanan kitaplardı. Selamlaştık. Kendimi tanıttım. O da […]
Seda Öğretir’in Altın Kitaplar Yayınevi arasından çıkan Gizemli Duvar adlı kitabını okuyup bitirdikten sonra ülkemizde çocuk edebiyatının dünü ve bugünü hakkında yeniden düşünmek istedim. T. Fikret’in Kırık Saz’ından tutun ilkgençlik çağlarımızın Kemalettin Tuğcu’suna, N. Hikmet’in Yeşil Elması’ından Cahit Uçuk’una kadar geniş mi geniş denizinde kavlimce kulaçlar attım. Aziz Nesin, Gülten Dayıoğlu filan derken deniz sandığımın […]
“Her şeyi yazmaya çalışıyorum. Yazdıklarım, ne yazıktır ki, hafızasını kaybetmiş -veya kaybettirilmiş- insanlara hiçbir şey ifade etmeyecek. Mâzisi silinmiş ve mâzinin silinmesinden, tabuta konulup toprağa verilmesinden horon tepecek kadar hoşnut, başına gelen büyük felâketten daima habersiz bir toplumda, bu keşmekeşte, bu hercümerçte kime sesleneceğim? Çoğu defa, kelimelerim bir mana taşımayacak.” Selim İleri – (Mel’un) Yıllık […]
Edebiyatla ilgili olanlar bilecektir; 1980’li yıllar edebiyatı besleyen dergilerin çok olduğu yıllardı. Şimdi benim anımsadıklarım; Varlık, Türk Dili, Edebiyat Yazıları, Oluşum, Sanat Emeği, Militan, Yazko Edebiyat … O yıllarda herkes hem bu edebiyat dergilerinden hem de toplumsal konuları analiz eden siyasi içerikli dergilerden nasibini alırdı. Doğrusu benim ilgim siyasi içerikli dergilerden yanaydı daha çok. Sonraki […]
Bir toplumun, folklor ve halk kültürü, o memleketin o topluluğun mazisini ve karakterini ifade etmesi bakımından büyük anlam taşır. Daha açık bir ifadeyle folklor, ait olduğu topluluğun aynasıdır. Bu yazımızın konusu Ankara’nın folkloru ve halk kültürü. Ankara’nın kültürel yapısı adeta engin deniz. Ancak biz bu denizin dalgalarında boğulmadan, durgun sahilden bir avuç alalım. Ankara folklorunu […]