Yazar: imgelem

Çeşnigir Kanyonu ve Köprüsü

Zaman, tıpkı bir mercekten geçen huzmeler gibi süzülürken yola çıkıyoruz. Merceğin odak noktası Çeşnigir Köprüsü ve Kanyonu. Bozkırın ortasında bir vaha, mavi bir nefes. Geçmiş ise bozkırda ağustos esintisiyle yuvarlanan çalı çırpı gibi… Yol Arkadaşım Dağcılık Kulübü ile Kırıkkale ilinin Karakeçili ilçesine doğru gidiyoruz. BOZKIRDA BİR NEFES İnsanlar köprüden geçmediği zaman Acaba köprü düşünür mü?  […]

AYKIRI BİR KALEM: JOSE SARAMAGO

Aykırı Bir Kalem: Jose Saramago Portekizli yazar J. Saramago, bundan 10 yıl önce, 18 Haziran 2010 yılında aramızda ayrıldı. 1998’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan Saramago, din konusundaki aykırı görüşleri nedeniyle Portekiz Hükümetleri tarafından sık sık sansürlenince Kanarya Adaları’nda Lanzarote’ye yerleşmiş ve yaşamının sonuna kadar orada yaşamıştır. Sevgili eşi Pilar Del Rio, Saramago’nun 1940-1950 yılları arasında […]

10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü

Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım, Hacı Sofu ailesinden Feyzullah Ağa’nın kızıdır. Zeki, sağduyulu, dine ve geleneklere bağlı bir kadındı. Oğlunun mahalle mektebine gelenekten olan ilahilerle başlamasını istemişti. Ancak aşağıda göreceğimiz gibi oğlunun zamanın gerektirdiği biçimde yetişmesini engellememiş, hele kocası öldükten sonra onun iyi öğretim görmesine elinden geldiği kadar çalışmıştır. Onun sağduyusu ve taşıdığı yüksek onur duygularının […]

AYDOĞAN YAVAŞLI: HİÇ UNUTMAM…

Hiç unutmam, 1993’ün ilkbaharında bir gün, Remzi İnanç’ın Bayındır Sokak’taki Toplum Kitabevinde sohbet ederken ağır adımlarla Cahit Külebi girdi. Biraz yorgun görünüyordu. Saygıyla kalkıp yer verdim. Hoş-beşten son sonra Külebi bir ara bana hangi şairi özellikle beğendiğimi sordu. Attilâ İlhan deyince şöyle bir durdu. Sonra laf nasıl dönüp dolandıysa hatırlamıyorum, Külebi, “Yahu, bizden sonra şair […]

Aydoğan Yavaşlı’dan Kısa Hikayeler: “Aşktan Öte Bize Yakın”

Aydoğan Yavaşlı, İzmir’de yaşayan, EdebiA.com’da birlikte çalıştığımız, öğretmen yazarlarımızdan. Son yıllarda Çocuk Kitaplarına ağırlık vermiş durumda. İyi de yapıyor. Çünkü okurları sevdiyse ‘sevdim’, beğenmediyse ‘beğenmedim’ diyen açık sözlü bir kitleden yani çocuklardan oluşuyor.

Eylül Hazanla Geldi…

Hangi hoca demişti şimdi unuttum ama güzel bir sözdü: “ İnsan geçmişiyle derdi olan bir varlıktır.” Balkonda oturmuş denize(koya) bakarken bunu düşünüyorum. Ne çok derdimiz var… Bozulan kurumlar, işlemeyen adalet, arkadaşlar, çocuklar, geleceği, bozulan iklim… Daha buna ekleyin bir sürü şeyi… Sonra dedim ki bunları şimdilik benim düzelteceğim zor, o zaman… O zaman, şöyle bir […]

İzmir’ De Bir Şiir Akşamı…

Politik analizlerden, şehir üzerine eleştirilerin çokluğundan sıkıldığımız bilinmeyen bir sır değil! Bu hafta sanat etkinliklerinden söz ederek bu sıkıntıdan sizi kurtarmak istiyorum. Geçtiğimiz Eylül ayı başlarında Sanathane’ de şiir etkinliği vardı. Dinlemeye gittim. İyi de etmişim. Konuşmacılar, İzmirli şairlerden Bilsen Başaran, Nesrin Kültür Kiraz, Altay Ömer Erdoğan ve Erkut Tokman’ dı. Önce şiirler okundu sonra da her bir konuşmacı;  […]

İNSAN HALLERİ, HALLERİN İNSANLARI

Geçenlerde twitter’da da yazdım: İnsanlar nedense instagramda çok mutlu, çok huzurlu: yiyorlar, içiyorlar, geziyorlar, mübarek hepsi birer sevgi pıtırcığı… Doğum günleri, düğün dernek işleri, birlikte yenilen içkili yemekler, vur patlasın çal oynasın durumları… Fakat nedense twitter tıpkı Serengeti savanları gibi… Herkes sırtlan, herkes çakal, aslan, herkes kaplan, yılan vesaire… Herkes birbirini tırmalamak, olmazsa yara açmak, […]

GARİPLİKLER, TUHAFLIKLAR, KİTAPLAR…

Eminim sizin de dikkatinizi çekmiştir: İnstagramdaki fotoğraflara baktığınızda -tüh tüh tüh, nazar değmesin!- herkes mutlu. Yaz gezmelerinden, birlikte yenilen akşam yemeklerinden, içilen meylerden yığınla görüntü… O fotoğraflara baktığımda ben bu memlekette hemen herkesin işinin tıkırında olduğunu, tek tasalarının yemek-içmek-gezmek olduğunu düşünüyorum. Doğrusu, kim böyle bir ülkede yaşamak istemez! Sabah erkenden kalkıp denizde yarım saat kadar […]

Çocuk ve İlkgençlik Edebiyatı Üzerine Birkaç Not

Şu arı kovanına çomağı bir daha sokalım. Varsın bizi kötü bilsinler. Entelektüel mekânlarda çokbilmiş tavırlarla “Efendim, bizde eleştiri yok, keşke olsa!” demek kolay. Zor olan, eleştiri gelip kapını çaldığında onu içtenlikle buyur etmek. Eleştiriyi sana yapılabilecek en anlamlı yardım olarak görebilmek… Yazmak konusundaki fikirlerimi ’ın okurları hatırlayacaktır. Bilete tâbi değil, demiştim. Hâlâ aynı fikirdeyim. Ama […]

GÖRÜNME HASTALIĞI

Evet evet, hastalık bu. Belki yatarak tedavi görmesi gereken bir hastalık. Çok derin bir ezikliğin, itilip kakılmışlığın, görmezden gelinmişliğin, yoksanmış olmanın tezahürü, yani ortaya çıkması… Tıpkı bir volkanın patlaması gibi insan karakterinde de kendini bir biçimde gösteriyor. Hele hele “Cilalı İmaj Devri”nde olduğumuz düşünülürse, başarının çalışmakla değil de başkalarının omuzlarına basarak varılan yer olduğu biliniyorsa, […]

Kabalık, Duyarsızlık Almış Başını Gidiyor

Edebiyat, yazıp çizmek böyle bir şey, kimsenin umurunda değil, ya da pek az kişinin… Sözgelimi, bugün hiç gazete çıkmasa, kitap yayımlanmasa, kimse farkına varamayacak herhalde. Çok da kafaya takmayacak. Örnek mi? Diyelim, Orhan Pamuk çıkıp “Bundan böyle roman yazmayacağım!” dese, “Tüh tüh tüh” diyeceklerin sayısı galiba 10’u geçmeyecek. Selim İleri mesela, ne zamandır yazmıyor, yazamıyor […]