SARI BAHAR / KUBİLAY KÖSEOĞLU
“Ablam gidecek mi?” diye sordu çocuk, bir el Ağacı -çiçeklenmiş- gösterdi, zoraki gülümser “Şu akasya yapraklarını dökerse…” dedi biri Ondan […]
“Ablam gidecek mi?” diye sordu çocuk, bir el Ağacı -çiçeklenmiş- gösterdi, zoraki gülümser “Şu akasya yapraklarını dökerse…” dedi biri Ondan […]
hekim gelsin yol ortasında vuruluyorum kısa bir öksürükle: çatal çorba kasketim vardı kemikten kaldırıma düştü, kırılıyorum denizde kum kalmadı, balıkta
bulutların taşıdığı sorularla ıslandı yanıtları yarım kalan korkunun ördüğü duvarlarla kaplı odada aydınlığın çok uzağındaki hayat dünya nerde saklı? uzaklardan
göğüsledim dünyanın bin bir fırtınasını yedeğimde taşırım sabrın filikasını ne kışlar biriktirdim / ne baharlar harcadım dörtnala koşuyorum ömrümün ardasını
I Burada dur Menad, burada, hayat’ın tam orta yerinde… Görüyor musun izleri Menad, evimizin üstünde mavi tabut kayıklar ve ölümlü
başlangıçtaki büyük hatanın az ilerisindeyim, ateşin çamura itirazının başladığı yerde hayattayım az çok dedikten sonra kendimden taştım yadsımasam diye bunu
Koşarak geçiyorum
Soluksuz
Kızıl bir kısrak gibi
Ve dilde nehir
Kavuşuyor
Gece boyuyor koyultuyor bir tutam akşamla kendine benzetiyor her şeyi Susturuyor taşı toprağı yaprağın diline öykünüyor yeşillendiriyor damları bacaları Bizse
yağmur damlasında kırılmış kırıntılara bölmüş yüreğini susuz bir kuyu başında kalmıştı örücüye yama satılmaz dedim vurdum demirlediğim limanlara kendimi kapı