Yazar: imgelem

BEN NE SÖYLİREM, GAYDEM NE ÇALAR

Tam bir ay sonra, yani 17 Şubat günü eleştirmen Mehmet H. Doğan’ın 13. ölüm yılı… Ne zaman hatırlasam içimden “Hayret yau, unutuldu gitti galiba,” diyorum ve inanın çok üzülüyorum. Oysa iyi bir eleştirmen olmasının yanı sıra sıkı bir okur olduğunu düşünüyorum. Burada, imgelem’ın yakın geçmiş bir sayfasında 1986’da küçük bir tatsızlık yaşadığımızı ve birkaç yıl […]

PARDON SAAT KAÇ?

Eskiden birbirimize saati sorardık. Bu bile bir tanışmanın vesilesi olabilirdi. Geçmişi anmak için yıllar önce severek kullandığım Casio marka dijital saatimin aynısını internetten sipariş verdim. Üç günde elime ulaştı. Belki hatırlarsanız üzerinde hesap makinesi vardı. Koluma taktım fakat kordon çok büyüktü koluma göre ayarlanması gerekiyordu. Dünyayı saran hastalık yeni başlamıştı. Nisan ayı ortalarıydı. Arızalı iki […]

KENDİNİ BİLMENİN GÜCÜ / BENGÜSU ATAOĞLU

“Hayatımızdan memnun olmak için yalnızca erdem yeterlidir. Yeter ki vicdanımızın iyi olduğuna hükmettiği şeyleri yapma konusunda hiçbir zaman kararlılık ve erdemden yoksun olmayalım. Ancak erdem akılla desteklenmediği zaman yanlışlar olabilir.” R.DESCARTES KENDİNİ BİLMENİN GÜCÜ Seneca “Kendi mutsuzluğunuz sadece kendinize bağlıdır.” sözüyle açıklığa kavuşturmuştur. İnsanlar mutsuzluklarının sebeplerini dışarıda arama eğilimindedirler, oysa aradığımız tüm cevaplar içimizdedir. İnsan […]

AH BABALAR, YÜREĞİ YANIK BABALAR!…

Nasıl çoğul bir sevgidir babalarımıza duyduğumuz sevgi.  Tarifsiz, hesapsız, kitapsız… Eğer anlatılsa, kelimeler yeterli gelir mi, bilmiyorum? *** Tarık Dursun oğlunun doğumunu anlatıyor: Kime? Kırk yıllık karısı Nermin Hanıma… Ellerini ellerinin içine almış, anılarını, olan bitenleri, yoksulluk günlerini, oğullarının ilk doğduğu günü anlatıyor… Nasıl güzel bire sevinç! “….oturduğumuz eve geldi telgrafı. Çok kısaydı: ‘Bir oğlunuz […]

ADNAN BENK, HÜZÜNLÜ BİR FOTOĞRAFTIR BENDE

Bundan tam 23 yıl önce, düşün ve sanat dünyamız çok yönlü ve çok değerli bir ustasını daha yitirmişti… Yazar, eleştirmen, çevirmen, belgesel film yönetmeni ve öğretim üyesi Adnan Benk, 19 Ocak 1998’de ayrılmıştı aramızdan… Adnan Benk, kendini yalnızca yazın alanıyla sınırlamış tek boyutlu bir eleştirmen değildi. Sinema, tiyatro, müzik, resim gibi, her biri ayrı bir […]

SANATIN VE SANATÇININ YERİ

Ne dersiniz, bir fıkra ile peşrev yapalım mı? Fıkra şöyle: Gariban köylü, kadıya gidip,  “Kadı efendi, senin öküz benim öküzü süstü,” demiş. Kadı, “Olur böyle şeyler canım, geçer gider,” deyip kaykılmış. “Yahu durun, yanlış söyledim,” demiş bu kez Köylü, “Benim öküz senin öküzü süstü.” Kadı efendi bunun üzerine hışımla, “Öyle miii?” demiş, “getir bakalım şu […]

İstiklal Marşı Niçin ve Nasıl Yazılmıştır?

İstiklal Marşı Bir memleketin Milli Marşı,  bağımsızlığının en önemli sembolü olan bayrağıyla birlikte hayati önem taşır. Bizim ülkemizin marşının adı İstiklal Marşı’dır. “İstiklal Marşı niçin ve nasıl yazılmıştır” sorusunun en kısa yanıtı: Milletimizin hürriyeti, varlığını koruması için hep bir ağızdan haykıracağımız bir marşa ihtiyaç duymamızdır. İstiklal Marşı’mızın nasıl yazıldığı sorusunun net yanıtı ise Mehmet Akif […]

Bu Kış da Efkârlıyım…

Yağmur, öfkeli bir sevgili gibi üstümüze yağıyor. O kadar şiddetli ki bir ağacın yaprağını delip geçiyor. Saksıdaki küçük bitkilerin toprağını bir silahın namlusundan çıkmış mermi gibi delik deşik yapıyor. Bozduğumuz ve oluşturduğumuz yenidünya düzeninde hiçbir canlının yaşamasına izin verilmiyor.  Eskiden bir kitap okuduğumuz zaman içinde bizi başka yazarlara veya kitaplara yönlendiren göndermeler olurdu. Yayınevlerinin sayısı […]

YAŞAM ADINDA YAŞLI BİR EBE / BENGÜSU ATAOĞLU

Bedenimi yumrular kaplamıştı, Bu sabah yatağımdan kalktığımda Bir ebe geldi başucuma Yaşlı mı yaşlı yaşam adında Doğurttu içimde saklı gerçekleri O güne dek, insan öğrenmek için doğar sanırdım Oysa hatırlamak için doğarmış Çünkü unutmak insanın doğasında varmış. * Sokrates’in “mayotik” yani doğurtma düşüncesi üzerine yazdığım bir şiir.

Eleştiri mi Değerlendirme Yazısı mı?

Gazetelerin kitap eklerinde, edebiyat dergilerinde ve diğer pek çok yayında değerlendirme yazılarını görürüz. Daha çok kitap tanıtımlarında karşımıza çıkar. Çoğu zaman eleştiri diye de okur geçeriz. Eleştiri, ele ele aldığı konuyu kavramsal düzlemde analiz eden, bunu yaparken diğer alanlardaki disiplinlerden yararlanan; mesela, tarihten, felsefeden, sosyolojiden,  dilbilimden.. ve daha pekçok alandan yardımlar alan bir çalışmadır. Tanıtma […]

AZER’İN TÜRKÜSÜNE GÖMÜN ONU

Dün, sevgili ozanımız A. Adnan Azar’ın ölümünün 7. yıldönümü idi. Bana daha dün gibi geliyor. Ne zaman yedi yıl oldu, anlamadım! Geç tanıyıp erken yitirdiğim dostlardan biriydi. Onu bugün, ölümünün ardından BirGün gazetesinde yazdığım yazıyla anmak istedim.    * Ozandı, yazardı, sinemacıydı, yönetmendi… Uzun yıllar TRT’de çalışmış, nitelikli izlencelere imza atmıştı. Birikimli bir aydın, kişilikli […]

Öykülerde Yaşamak

Gabriel Garcia Marquez’in Albay’a Kimseden Mektup Yok adlı öyküsünü okumuşsanız mesele yok, okumamışsanız lütfen bu yazıdan önce onu okuyun. Hatırlayalım: Albay o sabah bir cenaze töreni için redingotlarını, çizmelerini giyer, iki dirhem bir çekirdek hazırlanıp dışarı çıkacakken karısı neden böyle giyindiğini sorar. Albay, “Bilmiyor musun, kasabada ne zamandır eceliyle ölen ilk insan,” der ve çıkar. […]