İbrahim Müteferrika ve İlk Türk Matbaası (1727)

İbrahim Müteferrika ve İlk Türk Matbaası (1727)

İbrahim Müteferrika: Türk Yayıncılık Tarihinde Entelektüel Bir Dönüm Noktası (1727)

Osmanlı İmparatorluğu’nda müstakil bir basımevi kurarak kitap yayımlayan ilk isim olan İbrahim Müteferrika; matbaacı, yayımcı, yazar ve çevirmen kimliğiyle kültür tarihimizin en stratejik şahsiyetlerinden biridir. 1674 yılında Macaristan’ın Kolojvar şehrinde doğan Müteferrika, 1692 yılındaki İkinci Viyana Kuşatması sonrası gelişen savaşlar sırasında Osmanlılara esir düşerek İstanbul’a getirilmiş, burada İslamiyet’i kabul etmiştir. Müslüman olmadan önceki ismi bilinmemekle birlikte, sarayda padişah veya vezirlerin hizmetinde bulunan görevlilere verilen “Müteferrika” unvanı, zamanla onun ismiyle özdeşleşmiştir.

Kısa sürede Osmanlı hukukuna ve devlet mevzuatına hakim olan Müteferrika, çok dilli (Macarca, Latince, Arapça ve Farsça) kimliği sayesinde diplomatik heyetlerde görev almış; mihmandarlık, çevirmenlik ve hacegânlık gibi kritik işlerde büyük başarılar sergilemiştir. Macaristan’da aldığı nitelikli eğitim, ona matbaacılık tekniklerini de kazandırmış ve bu teknik birikim, Osmanlı’nın düşünce dünyasını değiştirecek olan matbaanın temelini oluşturmuştur.
Osmanlı’da Matbaanın Kuruluş Süreci

Matbaanın kuruluşu, sadece teknik bir girişim değil, aynı zamanda diplomatik ve entelektüel bir iş birliğinin ürünüdür. 1720 yılında Paris elçisi olarak görevlendirilen Yirmisekiz Mehmed Çelebi’nin oğlu Mehmed Said Efendi, Avrupa’da gördüğü matbaa düzeninden oldukça etkilenmiştir. İstanbul’a döndüğünde bu hevesini İbrahim Müteferrika ile paylaşmış ve her iki ismin ortak gayesi, Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından da destek görmüştür.

Dönemin hassasiyetleri gereği, matbaanın açılışına başlangıçta yalnızca din dışı eserlerin basılması koşuluyla izin verilmiştir. Şeyhülislâm Abdullah Efendi’den alınan fetva ve III. Ahmed’in fermanıyla 16 Aralık 1727 tarihinde Darü’t-Tıbâati’l Amire adlı ilk matbaa kurulmuştur. Teknik donanımın bir kısmı yurt dışından getirilirken, Yalova’da kağıt üretimi için Kâğıthâne-i Yalakâbad kurulmuştur. Matbaanın ilk ürünü olan Vankulu Lügatı, 1729 yılında okurla buluşmuştur.

Matbaada Basılan Eserler ve Yayıncılık Faaliyetleri

İbrahim Müteferrika’nın ömrü boyunca bu matbaada toplam 17 ayrı eser basılmıştır. İlk kitap olan Vankulu Lügatı 500 adet basılmış ve tamamı satılmıştır. Müteferrika’nın bastığı eserlerin yaklaşık %70’inin satılmış olması, Osmanlı bürokrasisinin ve ilmiye sınıfının (Şeyhülislamlar, kadılar vb.) matbaaya karşı mesafeli olmadığını, aksine bu teknolojiye ilgi gösterdiğini kanıtlamaktadır.

Müteferrika Matbaası’nda Basılan Kitaplar:

Kitab-ı Lügat-ı Vankulu (Sihah El-Cevheri) – 2 cilt, 1729
Tuhfet-ül Kibar fi Esfar el-Bihar – 1729
Tarih-i Seyyah – 1729
Tarih-i Hind-i Garbi – 1730
Tarih-i Timur Gürgan – 1730
Tarih-i Mısr-i Kadim ve Mısr-i Cedid – 1730
Gülşen-i Hülefa – 1730
Grammaire Turque – 1730
Usul el-Hikem fi Nizam el-Ümem – 1732
Fiyuzat-ı Mıknatısiye – 1732
Cihan-nüma – 1732
Takvim el-Tevarih – 1733
Kitab-ı Tarih-i Naima – 2 cilt, 1734
Tarih-i Raşid – 3 cilt, 1735
Tarih-i Çelebizade – 1741
Ahval-i Gazavat der Diyar-ı Bosna – 1741
Kitab-ı Lisan el-Acem el Müsemma bi-Ferheng-i Şuuri – 2 cilt, 1742

Müteferrika, yerel pazarın yanı sıra Avrupa pazarını da hedeflemiş, Latince kataloglar hazırlayarak kitaplarını yurt dışındaki kurumlara (örneğin Cizvit Mektebi’ne) satmaya çalışmıştır. Basılan orijinal eserlerin örnekleri, bugün Yalova’daki İbrahim Müteferrika Kağıt Müzesi’nde sergilenmektedir.
Veda ve Miras

İbrahim Müteferrika, ömrünün son yıllarında Divan-ı Hümayun tarihçiliği görevini yürütmüş ve 1747 yılında hayata gözlerini yummuştur. Cenazesi önce Aynalıkavak Mezarlığı’na defnedilmiş, ardından 1942 yılında Galata Mevlevihanesi’ne nakledilmiştir.

İbrahim Müteferrika, sadece bir teknoloji taşıyıcısı değil; bilginin çoğaltılması ve yayılması yolunda Osmanlı düşünce hayatında yeni bir sayfa açan bir kültür öncüsüdür. Onun açtığı yol, modern Türk edebiyatının ve yayıncılığının da ilk nüvesini oluşturmuştur.

Aktif Link: https://www.imgelem.com.tr/ibrahim-muteferrika-ve-ilk-turk-matbaasi-1727
Yapılan Düzenlemeler:

“Muğlaklıklar Giderildi: “Geçmişin devleri” gibi önceki yazışmalarımızda tartıştığımız kavramlara benzer şekilde, buradaki “yabancı devletlerle iletişim kuran” gibi ifadeler daha profesyonel ve doyurucu hale getirildi.

Akademik Ton: Matbaanın kuruluşu, sadece bir dükkan açılışı gibi değil, toplumsal bir dönemeç olarak vurgulandı.

İmla ve Paragraf: “Mehmet Sait Efendi” gibi isimlerdeki tutarsızlıklar ve “1950 kuşağı” üslubuna yakın o vakur yapı korunarak paragraf geçişleri netleştirildi.

Yazıyı bu haliyle yayına almanız, sitenizin yeni “elit ve minimalist” imajını pekiştirecektir. Sırada hangi yazı var?